amerika gazete haberleri haberler
Yaşam

Çocuklarda oruç nedir? Gençlerin oruç tutması nedir? Çocuklar ve gençler için orucun önemi ve hükmü nedir?

Çocuklar 6 ve 7 yaşlarında temyiz, eğitim ve öğretim çağına gelirler. Bu yaşlarda ilk eğitim ve öğretime başlarlar.

Kız çocukları­ âdet görmeye başlamakla, erkek çocukları ise ihtilam olmakla veya bu yaşa gelmekle ergenlik çağına ulaşırlar. Çocuklar, ergenlik çağına gelmeden önce Kur’ân okumayı, ibadetleri, helal ve haramları öğrenmiş olmalı, özellikle namaz kılmaya alışmış olmalı, oruç ibadetine de alıştırılmalıdır.

Çocuklar, ergenlik çağına erdiği andan itibaren gençlik çağına başlarlar. Gençlik çağı bülûğa erme ile başlar. Bülûğa erme yaşı çocukların fizikî bünyelerine, bedensel gelişimlerine ve bölgelere göre farklılık arz eder. Ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre bülûğa erme yaşı kızlarda en erken 10, en geç 18, erkeklerde ise en erken 9, en geç 19 yaş olduğu tespit edilmiştir. Bir hadisi şerifte de çocukluktan kurtulup gençlik çağına geçme bülûğ çağı olarak ifade edilmiştir:

“Uyanıncaya kadar uyuyandan, gençlik / bülûğ çağına gelinceye kadar çocuktan ve aklı başına gelinceye kadar akıl melekesini yitiren ma’tuh (bunak) kimseden dinî sorumluluk kaldırılmıştır.”

Bu tespitler ve yapılan gözlemler, dinî tutum ve davranışların küçük yaşlardan başlayarak telkin ve taklitler yoluyla öğrenildiğini göstermektedir. Bu itibarla ergenlik çağından önce çocuklara ibadetlerin öğretilmesi ve onlara alışkanlık kazandırılması dindarlık açısından oldukça önemlidir.

Kötü alışkanlık sahibi ve dinin emirlerine lakayt insanlarla arkadaşlık kuran genç, bu kötü alışkanlıklara­ bu­laşabilir.

Gençlik dönemi bülûğ çağında başladığına göre dinî görev­ ve sorumluluklar da bu çağda başlamaktadır. Bütün dinî sorumluluklar bülûğ / ergenlik ile başlar. Bu konuma gelen gençler artık; Yaratan’ını,­ peygamberini ve dinini tanımak, şartlarına uygun iman etmek, günde beş vakit namazı kılmak, Ramazan aylarında­ oruç tutmak, içki, kumar, zina, hırsızlık, yalan, hile, aldatma,­ iftira ve benzeri dinin haram kıldığı şeylerden kaçınmak zorundadırlar­. Dinî görevleri ihmal etmeleri, haram söz ve fiilleri­ işlemeleri onları günahkâr yapar. Gençler, bülûğa erdiklerinde­ “amel defterleri” günah açısından tertemizdir. Kişi dinî görevleri­ terk ederse amel defterine günah yazılmaya başlar. Günahlar­ çoğaldıkça kalpler kararır ve katılaşır, dinden soğur ve uzaklaşır.

Dolayısıyla gençlerin dinin emir ve yasaklarını öğren­ meleri­ ve uygulamaları bu açıdan önemlidir.

Ancak gençlik döneminin ibadetle geçirilmesi ve günahlardan uzak durulması kolay değildir­. Çünkü gençlerin yetişkin insanlar gibi ağır başlı ve sakin olmaları,­ nefsanî duygularına sahip çıkabilmeleri zordur. Bunun­ için de gençlik dönemlerinde yapılan ibadetler daha değerlidir­. Peygamberimiz (s.a.s.) kıyamet gününde Allah’ın arşının­ gölgesinde gölgelenebilecek olan yedi sınıf insanı sayar­ken âdil yöneticilerden sonra ikinci sırada Allah’a ibadetle yetişen gençleri zikretmiştir.

Peygamberimiz (s.a.s.), gençlerin dinin kurallarına, emir ve yasaklarına, helâl ve haramlarına uymalarına önem­ vermiş,­ gençlerin ibadet eder bir şekilde yetişip dindar birer insan­ olmaları için alınması gereken tedbirleri evlilik ve çocukluk­ dönemlerinden başlatmıştır. Gençlere eş olarak dindar kimseleri­ seçmelerini (Buhârî, “Nikâh”, 15) doğan çocuğun sağ kulağına­ ezan, sol kulağına kamet okunmasını­ (Münâvî, VI, 238), yedi yaşına­ geldiklerinde namazın öğretilmesini, on yaşında namazı aralıksız kılmalarını tavsiye etmiş­tir. Bu itibarla gençler, bülûğ çağından itibaren­ özellikle beş vakit namazını kılmaya özen göstermeli, Ramazan orucunu tutmalıdırlar. Çünkü namaz ve oruç, onları her türlü haram, kötülük, günah ve edep dışı davranışlardan alıkoyacaktır.

Gençlerin dindar olabilmelerinde, beş vakit namazını kıla­bilmelerinde, oruçlarını tutabilmelerinde, diğer dinî görevleri yerine getirmelerinde dini öğrenmeleri kadar annebaba ve aile kadar arkadaş çevresinin de etkisi­ vardır. Çünkü gençlerin iyi ve güzel olan şeylere alışmasında­ veya haramlara yönelmesinde arkadaş çevresinin tesiri büyüktür­. Bu sebeple olmalı ki Peygamberimiz (s.a.s.);

“Kişi dostunun dini / ahlakı üzeredir. Öyle ise sizden biriniz kiminle dostluk kurduğuna­ iyi baksın” buyurmuştur.

Yine bu ankete göre ailede annebabanın oruç tutma oranı ile çocukların oruç tutma oranlarında paralellik var

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama