amerika gazete haberleri haberler
HaberlerKripto ParalarNews

Kripto Para Nakitsiz Toplum Olma Yolunda

Teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşması paranın dijitalleşmesine çok farklı bir boyut kazandırmaktadır. Günlük hayatımız ve iş yapış tarzımızda dijitalleşmenin getirdiği büyük dönüşümün etkileri kolaylıkla görülmektedir. Akıllı robotlardan telefonlara, üç boyutlu yazıcılardan büyük veriye kadar dijital dönüşüm baş döndürücü bir hızla devam etmektedir. Böylece yirmi birinci yüzyılın ekonomi ve finans alanındaki en gelişmiş buluşlarından kabul edilen kripto paralar, artık günlük hayattaki yerini almaktadır. Yaşlısından gencine herkesin merak ettiği, üzerine konuştuğu, değerlendirme yaptığı ve devletlerin yakından takip ettiği kripto paralar günümüzde ekonomi dünyasının gerçekleri arasında bulunuyor.

Peki para nedir? Para kavramı her mal veya kıymetli satın alma gücü olan bir varlıktır. Mal edinme geçmişten günümüze farklı şekillerde gerçekleşmiştir. Tarih öncesi devirlerde avcılık, toplayıcılık ve değiş tokuş şeklinde insanlar ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. 5.yy‟ dan sonra insanlar bu ihtiyaçlarını paraya bırakmışlardır. İlk kez Lidyalılar tarafından bulunan para ile birlikte insanlar ihtiyaçlarını somut bir hale getirmiştir. Tarih öncesi devirlerde değerli madenlerden yapılan paralar 18. ve 19. yy‟ da kâğıttan yapılmış ve 20.yy‟la birlikte yerini kredi kartlarına bırakmıştır. Buna bağlı olarak ortaya çıkan yeni ödeme şekillerinden biri ve elektronik ticaret alışveriş modellerinin bir türü olan elektronik para günümüzde sıklıkla kullanılmaya başlanan önemli bir ödeme aracı olmaktadır. E-para ile kastedilen günümüzde ödeme aracı olarak kullanılan ATM, kredi kartı, mağaza kartı, sanal ve chip kart vb. banknot yerine geçen taşınabilir plastik kartlardır. Dolayısıyla ilerleyen zamanda internet nasıl hayatlarımıza girdiyse, sanal para da o hızla hayatlarımıza girmeye başlamıştır.

İlk sanal para ortamı 1950 yıllarında yaratılmaya başlandı. Günümüzde paranın kendisinin krizde oynadığı role, hükümet ve bankaların parada oynadığı role ve paramızın neden merkez bankaları tarafından kontrol edildiğine araştırmaya başladım. Yeni bir şey olursa devletler buna izin verir mi? veya bir süre görmezden gelir mi? Yapay zekanın gelişmesiyle yeni bir para devrimi başladı. Para esasen bir muhasebe sistemi. Kim neye sahip, kimin kime borcu var kayda geçirme yoludur. Mesela harcamalarımız yemek, eğlence, ulaşım vs. para aslında bundan ibaret. Sanal para yolsuzluk potansiyelini ve bilgiyi bir merkezde toplamanın getirdiği riski de uzak tutuyor. Sanal para olmadan önce insanlar para akışını zor bir şekilde yapıyorlardı. Yani yanlarında taşımaları büyük risk barındırıyordu.

Haksızlığa uğrayan birisi verdiği veya aldığı parayı kanıtlayamıyordu. Oysaki sanal para ile birlikte bu parayı başka bir kişiye doğrudan ve belgeli bir şekilde oturduğumuz yerden yapmayı mümkün kılıyor. Kripto paranın geçmişini merak ediyorsanız şifre punk hareketiydi. İnternet ve olanaklarına duyulan sevgiden doğan bir hareket. Yaygınlaşan Kripto para kullanımı yani sanal para dünyada ilk kez 1950 yılında ABD‟de ortaya çıkmıştır. Türkiye‟de ise 1998 yılında kart sahipleri, taksitli ödemeler, mil ve nakit puan toplama uygulamalarını kullanmaya başladı. 1992 yılında Pamukbank bizi fotoğraflı kredi kartı ile tanıştırdı ve Türkiye‟de ilk POS terminali 1991 yılında Yapı Kredi Bankası tarafından kullanılmaya başlandı. Çoğumuz başkalarına para gönderme, para alma, para saklama ve bunu elektronik olarak yapma imkânını doğal karşılıyoruz. Çünkü dünyada banka hesabı olan şanslı %50‟nin içindeyiz. Fakat dünyada 2.5 milyar yetişkinin bir banka hesabına erişimi yok. Sanal para kişileri mali sisteme sokma kapasitesine sahip. Sanal paranın aslında bizi zamandan tasarruf etmemize yardımcı olmaktadır. Dolayısıyla bu sayede birikimlerimizi saklaya bilmekte, yolsuzluğu önleye bilmekteyiz. Dijital harcamalarımızda karşı taraftaki kişiler aslında sizin isminizi ya da cinsiyetinizi bilmez, bu nedenle de ataerkil toplumlarda yaşayan ve en azından internete erişimi olan kadınlara kendi paralarını yönetme imkânı tanır.

Böylece bu olumlu örneklerin sanal para hakkında güzel bilgiler olsa bile, aslıda sanal para, paranın kontrolünü tek bir elde toplamak için kurulmuş bir düzendir. Her şeyi gören bir gözün tüm insanlığı takip etmesi için çıkarılmış bir diğer araç niteliğindedir. İşte bu kapitalizmin gün geçtikçe ilerleyerek yeni bir hal alması demektir. Dolayısıyla bu konuda eleştirilmektedir. Araştırmalara göre tüm dünya önemli bir hızla nakitsiz topluma dönüşüyor. Bu yeni bir olgu değil. İnsanlar akıllı telefon, kredi kartları, parmak okuma sistemleri gibi yapay zeka araçları sayesinde, her an ne yaptığımızı bilen birilerin olması, bu da özgürlüğümüzü kısıtlaması anlamına gelmetedir. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde kağıt para kullanımı gün geçtikçe azalmaktadır, harcamalar büyük oranda dijital paralarla gerçekleştirilmektedir. Mesela; İsveç yakın zamanda nakit para kullanımını tamamen kaldıracak. Çünkü İsveç nakitsiz toplum olma hedefinde hızla ilerliyor. İsveç vatandaşları ödemelerinin birçoğunu kredi kartı, banka havalesi gibi para transferleri uygulaması ile yapmaktadır. Ülkede bankaların çoğu nakit para depolamıyor ve mağazaların çoğu ödemeleri artık nakit kabul etmiyor.

Bu gibi nakitsiz toplumlarda yaşlılar, hastalar, eğitimsiz kişilerin oldukça zorluk çekebileceklerini ve sanal ortamda insanların bankaları, kredi kartları vs. hacklenmesi ihtimalinin olması sebebiyle de güvenirlik açısından kaygı duyulduğunu da söylemek gerekir. Sanal para ile birlikte bireyler tüketime sevk edilmiş ve internet üzeri alışveriş imkanı yaygınlaştırılmıştır. Kripto para birimi sonu olmayan bir deniz misali demek doğru olacaktır. Çünkü bireyler sanal parayı harcarken düşünmeden hareket etmektedir. Dolayısıyla buda bireyleri ilerleyen zamanlarda sıkıntıya sokmaktadır. Levent Kurt‟un Finansal Özgürlüğün Eşiğinde adlı kitabında şöyle demekte: “Kripto para yatırımında en büyük düşman yine insanın kendisidir” der. Dolayısıyla insanlar sanal ortamda harcama yaparken yazarak, düşünerek harcama yapmalıdırlar ki ilerleyen zamanda sıkıntı yaşamasınlar.

Kripto para birimi ilerleyen zamanlarda ulusal para birimlerinin çöküşüne sebep olabilir. Bu gün ülkemizde de her beş alış veriş ödemesinden ikisini kart ile yapılırken nakitsiz toplum olma hedefinde hızla ilerlemekteyiz. Kart kullanımının giderek yaygınlaştığı dönemde büyüyen çocuklar, para üstü hesaplama konusunda oldukça yetersiz. University College London‟ da yapılan bir araştırmaya göre ailelerin devamlı kartla ödeme yaptığını gören Z kuşağı (2000 ve sonrası) para üstü hesaplamada oldukça başarısızlar. Bu durum çocukların ellerinde para olmasına giderek yabancılaşmasının „finansal okur yazarlığının da‟ etkileyen bir faktör olduğu ifade ediliyor. Ayrıca cep harçlığı geleneğinin de yavaş yavaş bittiğini görmemek mümkün değil. Kripto paraları mal olarak benimseyen İslam hukukçuları ise, bu yatırımı ekonomik değerinden kaynaklanan ve aynı zamanda depolanabilir, geri alınabilir bir varlık olarak değerlendirmekte ve dijital sermaye nitelemesinde bulunmaktadır. Peki İslam Hukukunda insanlar sanal yöntemlerle fitre ve zekatlarını nasıl verecekler. İşte bu konuda nakitsiz toplumlar tartışmaya açık hale gelmektedir. Özellikle bizim gibi İslami ülkeler sanal para kullanma konusunda dikkatli olmak zorundadır. Çünkü insanlar zekat, fitre gibi görevlerini yapamaz hale gelebilir. Bankalar birikim olarak attığımız paralarımızı çalıştırarak bizlere faiz uygulaması yapmaktadır. Bilindiği gibi dinimiz gereği faiz de haramdır. Son yıllarda sanal para kullanımı artmış olsa da varlıklarını önümüzdeki yıllarda gelişme gösterecektir.

Sonuç olarak sanal paralar, fiziki para birimlerine benzemekle beraber kullanımı hızlı, sınırlardan bağımsız mülkiyet nakline, anlık işlemlere, alışverişe ve para transferine olanak sağlayan ağ tabanlı değişim araçlarıdır. Sanal para kullanımı gün geçtikçe daha çok tercih edilmektedir. Hiç kuşkusuz nakitsiz toplum tartışmaları ülkemizin de kapısını çalacaktır. Türkiye‟nin nakitsiz toplum olma yolunda ilerlememesi için bir veri tabanı oluşturarak, kendi parasını oluşturma sistemi ile ahlaki değerlere uygun, bireyi değil toplumu düşünen bir sistem geliştirmesi gerektiğini söyleye bilirim. Her ne kadar sanal para zararsız görülse de unutulmamalıdır ki ilerleme ve gelişme denilen şey inşaların özgürlüğünü biraz daha kısıtlamaktan başka bir şey değildir. Bir insan yeterince özgür olunduğunu söylüyor diye, özgür olduğumuz anlamına gelmez. Sanal para birimleri sağlıklı bir hukuki zemin oluşturmamaktadır. Sanal para sayesinde kara para haklanmakta, bireylerin hesapları da ele geçirilmektedir. Her ne kadar yatırımcıların kâra geçmesini sağlasa da sanal paralar ulusal para birimlerinin çöküşüne sebep olarak küresel bir krize sebep olma yolunda öngörüle bilir.

EMRE DUMLU

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama